2 Ağustos 2010 Pazartesi

"günah"


Nefessiz şevişmeler boşluğundan
sesleniyorum sana…
Hangi ten kokunu unutturur
Tüm dokunuşlar zina tadında
Ateşi göze alırcasına…


“Araf”ın en yalnız yerinden
sesleniyorum sana…
Yüzün kadar gerçek
“biz” kadar gerçek bir yalnızlıktan
Hadi doldur şarjörünü silahın
Gözlerinin kurşunuyla.
Raks eylerim nefesinle
Pervasız kayboluşlarda…


Şah damarımdan süzülen kanın renginden
sesleniyorum sana…
İntihar gözlerinin ardında
Ölüm orgazmı tadıyor azrailin altında.
Hayat şaha kalkmakta…



Teninin en kuytusundan
sesleniyorum sana…
Ayak bileklerin dudaklarımı yakmakta.
Düşler alabildiğine fahişeyken
Gözgöze gelmek imkansız
Gecenin örttüğü dokunuşlarda….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder