5 Kasım 2010 Cuma

'yüksek topuklu şiir'



öyle sessizdi ki cadde

nefesin duyuluyordu karanlığın içinde.

Karşıdan görünüyordu kadın

yüksek topuklarının üzerinde.

Bir senin arzularına fahişeydi kadın.

Sana dokunmak ölüm hazzı veriyordu ıslak tenine.

İşte tam orda o bankın üzerinde

ter biriktirirken doğan güne diyordu kadın:

“lâl kalmalı dilin rahmimde “

Rönesans ilan edilmişti;

kadının jilet bezenmiş aşk iklimine

Coğrafi keşifleri yaşarken ülkelerinde

Pusulalarda kuzey dudaklarını gösterirdi her seferinde

Tenini bahşediyordu kadın gülümseyerek

Endülujans ismiyle…

Kışa çalıyordu mevsim

Alçak basınç indirimi uygulanırken kasıklarının ötelerinde

Söylesene günah kaç paraydı?

Altına imza atılmamış gayri resmi sevişmeler otelinde.



(m.s) 16.10.2008

11 Eylül 2010 Cumartesi

"gözlerine ferman"


Ayak bileklerinde doğuyor güneş

Ve son yıldız ölüyor ellerimde

Görülmüştür!

Siluetin vuruyor tuale

Huzura dönüyor manzaram

Çizilmiştir!

Gökyüzünü avuçluyor ellerin

Mısralar dökülüyor parmaklarından

Yazılmıştır!

Nefesin ayalanır tenimde

İçerime düşer can yüzün

Tadılmıştır!

Dudaklarında yanarken şiirler

Secde eder türküler sesine

Duyulmuştur!

Cehennemle yüzleşirken adın

Gözlerinin hududur "araf"

Geçilmiştir!

Mahşer yangınına benzerken eylül

Bir bayram sabahında geldi yar

İyiki ölünmüştür!!!



eylül 2010

29 Ağustos 2010 Pazar


İstanbul burasıysa gözlerin neresi?
O hatun kulenin gözleri olsa
Sana ağladığım gibi güzel ağlar mıydı



Bu lanet şehirde olmadığını bile bile
Hani o elbisemi giydim
Sen varmışsın gibi…
Gözlerim aradı o kalabalıkta seni…
Canım kahve çekti
Sen yoktun içemedim
Ben nefesine değene kadar bırakma demiştim ya o meleti
Gelince karşılıklı içeriz
Belki yokluğunu ayalar yürekten diye
çok derin çektim
İçin kadar derin
Kimseye söyleme ama ağladım
Yokluğuna ağladım
Seni özledim ağladım
Duysana sevgili
İstanbul burasıysa gözlerin neresi

Yokluğuna sımsıkı sarıldı kollarım
Yokluğunun gözlerinde bile öylece kalakaldım
Yokluğunla bi kaç kelam ettim
Yokluğunun nefesine dokundu dudaklarım
Yoktun
Yoksun bıraktın
Yoksun sevgili
İstanbul burasıysa gözlerin neresi





Burası çok karanlık
Sen yoksun
Biri bu şehrin ışıklarını kapamış
Ya kaldırsınlar şartelleri
En iyisi sen gel bu şehre
Ay-dın-lan-sın
Dedim ya karanlık
Bilirsin nasıl korkarım
Söylesene sevgili
İstanbul burasıysa gözlerin neresi




Tarih ekimin yedisini gösterirken
Sesin geliyor ötelerden
İyiki doğdun sevgilim diyorsun ya
Doğuyorum gülüşünden
İyiki sen de varsın yar
Mucizem
huzurum
Kıymetlim
Sevgilim
İyiki sen de varsın
Şimdi ben söylüyorum
İstanbul burasıysa
Gözlerin araf’ım sevgili…





07.10.2008

14 Ağustos 2010 Cumartesi

"korkma"



onca yaradan sonra zamanın sunduğu bir armağan olmalı bu ses
hani kurak bir iklime düşen ilk su damlası gülüşün..
içimi yıkıyorum seninle
“a-r-ı-n-ı-y-o-r-u-m”
olmadığın anların hepsi için bi kalem kırıyorum.
Aklıyorum kendimi seninle sen esarete boğduğum her günün BERAATİSİN..
biliyorsun!
Kor-ku-yo-rum
Kor-ku-yor-sun
Korkma!
Dedim ya “masal gülüşlüm” sesine nefes olmaya geldim,
sen de açılan her yaraya nefes sürmeye sessizce
Korkma!!!
Sen yüzünü çevirmedikçe yüzüme
Susturmadıkça sesimi içinde
Gülüşüne geldim..
İnadına varolmaya
Yok olduğun her güne
Korkma !!!
16.08.2008

2 Ağustos 2010 Pazartesi

"günah"


Nefessiz şevişmeler boşluğundan
sesleniyorum sana…
Hangi ten kokunu unutturur
Tüm dokunuşlar zina tadında
Ateşi göze alırcasına…


“Araf”ın en yalnız yerinden
sesleniyorum sana…
Yüzün kadar gerçek
“biz” kadar gerçek bir yalnızlıktan
Hadi doldur şarjörünü silahın
Gözlerinin kurşunuyla.
Raks eylerim nefesinle
Pervasız kayboluşlarda…


Şah damarımdan süzülen kanın renginden
sesleniyorum sana…
İntihar gözlerinin ardında
Ölüm orgazmı tadıyor azrailin altında.
Hayat şaha kalkmakta…



Teninin en kuytusundan
sesleniyorum sana…
Ayak bileklerin dudaklarımı yakmakta.
Düşler alabildiğine fahişeyken
Gözgöze gelmek imkansız
Gecenin örttüğü dokunuşlarda….

24 Temmuz 2010 Cumartesi

"revan"

vuslatın siyahına and olsun
özledim...

çek elini nefesimden
ölüm ıslık çalıyor ötelerden
gitmek var kırlangıçların kanadıyla
etme gel tut kanadımdan
özledim..

çek elini sesimden
şirret bir fahişe basıyor çığlığını kusarak
teninin en kuytularında jilet parçaları
daha yükseliyor sesi
daha
daha
revan kan
her yer maviye dönüyor
etme gel tuz ol kuytularıma
özledim...

çek elini bakışlarımdan
sokağın başında bir adam
salyangoz satıyor utanarak
yüzü mahkum, elleri tutsak
avazı yırtılıyor
ar denilen duygu yasak
etme gel utanmıyorum artık
özledim..

çek elini düşlerimden
beyaza bezenmiş saçlar
vuslata daha yakın zamanlar
yarım bir nefes
sedasız bir ses
yorgun bakışlar
ve sen..
etme gel sûkut-u yâr
özledim...

vuslatın beyazına and olsun
çekme ellerini ellerimden..
özledim..


20 Nisan 2010 Salı

..


Su dagdaki gezene bak
Gözlerinin rengine bak
Mavi gözler kan kan olmus
Su felegin isine bak

Daglarda talan olur mu
Dosta hiç yalan
Ölürsem duyan olur mu
Su felegin isine bak.

Günlerdir acınacak bir ses tonuyla dilimde bu türkü…
Ne fark ettim biliyor musun?
Ben tüm sevdiklerimi senle sevmişim meğer
Eylülü, kozayı, bağlamanın-bendirin sesini,
Hatta bu türküyü bile
Hani dün dedin ya
“meğer sevmek nasıl öleceğini bilmekmiş” diye
bu sefer haklısın
aşk dedikleri şey o izbe yere nefes alırken girmenin bir nevi lacivertiymiş
meğer aşkın rengi siyah;
günler aşkta hep geceymiş
isyanmış aşk
yaradana yalvarmaktan usanmakmış
sonu boka saran bir masal
içindeki vaveylanın ayyuka çıkmasıymış
aşkın yaşı 17 imiş meğer
22 sindeki ise sadece tüm varlığını kül eden bir yangın
ve acıdır ki
bu yangına bir yudum su bile harammış…
sokaklarını bile bilmediğin şehirden yükselen
şiddetli bir acıymış aşk
ve içinde kelimeler savrulurken
birini bile rotaya sokamamakmış
aşk delirtircesine bir sukütmuş meğer
içindeki veledin intihara meiliymiş
aşk
aşk mı?
………..
AŞK: hiçbir zaman gözlerinde suretimi görememekmiş…

03.10.2007

29 Mart 2010 Pazartesi

Tüm dönüşler sana imiş meğer
Tüm çıkmaz sokakların,
en çıkar yanıymışsın SEN
Dolu dolu gülümsemem
Özlemim…
karşında gururu bi’ yana bırakıp
Secde eden kelimelerimsin “SEN”
Bilirim yasaktır can yüzün içime
Adını da söyleyemem
Her hecesi kor olur dilimde…
Bilirim varlığın yasaktır bu bende …
Kimse bilmez…
Düşlerimde;
Gecelerin olurum
Dudağın kenarındaki manasız gülümsemen
Türkülerin…
Yürüdüğün izbe sokaklar…
Dudaklarından dökülen bir tornacı küfrü…
Elimi bile uzatamadığım düşlerin olurum.
Anla be sevdiğim
Ben ne zaman seni düşürsem aklıma
Tüm varlığımla
“SEN” olurum…


“merve sönmez”
26.09.2007

26 Mart 2010 Cuma

Yine sen kokuyor gecem
Hani yağmur sonrası toprak kokar ya
Hani içine çekersin tüm varlığında hissedersin kokusunu
Toprak kokuyor gecem
sen kokuyorsun işte be sevdiğim
Bu kadar sevmemeliydim seni
Ya da sevdirmemeliydin sen kendini
Kelimelerim bile ihanette
Ne yapsam nereye yol tutsam
Her yer izbe karanlık
Sen bilmessin ama ben hala
Küçük masum bir kız ürkekliğiyle
Korkarım karanlıktan
Bu kara geceler uzun
Ve ben
Sensiz geçen her gecemde
KORKUYORUM…
Sen varolmaktasın oralarda
Ben ise sensizlikten
Her nefes alışımda dirhem dirhem
YOK OLUYORUM
Ne diyeyim ki “can yüzlüm”
GİT!
Nasıl olsa
“SENİN MEMLEKETİN BENİM
KİMİNLE NERDE NEFES ALIRSAN AL
TOPRAKLARIMA GÖMÜLECEKSİN”

“Merve Sönmez”
11.09.2007

23 Mart 2010 Salı

CAN SAYDIĞIM"
Sen gideli kaç gün oldu saymıyorum artık
Sesin sesime deymeyeli ne kadar oldu?
Sensiz zamanlarım senli zamanlarıma galip
Sanki gönderecekmişim gibi
Her gün bir mektup yazıyorum sana
Özenle başlıyorum her cümleye
Sayfalar dolusu senden bahsediyorum
Arada kendimden
Seni özlediğimden
Bursaya sığamadığımdan
Arada izbe küfürler savuruyorum
Hayata …
Sana …
En çok da bana…
seni hala özlüyorum diye
içimde benden kayıtsız bir kavga hali
bakalım kim kimi öldürecek?
Uykusuz geçen gecelerimi anlatıyorum sonra sana
Nasıl zor olduğunu
Kızgınlıklarımı kırgınlıklarımı
Sonra susuyorsun
Anlamamı bekliyorsun içimde
Canımın ta içindesin hala…
ANLIYORUM
Neden bilmiyorum ama
Her defasında görüşmek üzre diye bitiriyorum yazdıklarımı
Özenle katlıyorum
sarı bir zarfın içine koyuyorum
Sonra diğerleri gibi
Senin emanetlerinin yanında yerini buluyor o da
Ne zaman geçer bu esaret
Sanırım bir muamma
Ne denirki can saydığım
Sen bilmesende
Ben hala sana birikiyorum….Kaydı Yayınla

"merve sönmez"
24.08.2007